Baş Dönmesi- Vertigo

Vertigo, toplumda sık görülen bir durumdur. Bu hastalık kişinin etrafındakileri dönüyormuş gibi algıladığı bir baş dönmesi şeklidir. Direkt olarak hastalık olarak algılanmamaktadır. Bir başka hastalığın belirtisi olarak gözlemlenmektedir. İç kulak, beyin ve bu ikisi arasındaki sinirlerde ortaya çıkan rahatsızlıklar bu sorunun ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Bazen geçici olarak ortaya çıkmakta bazen de uzun süre etkisini göstermektedir.

Vertigo, toplumda sık görülen bir durumdur. Bu hastalık kişinin etrafındakileri dönüyormuş gibi algılanan baş dönmesidir. Direkt olarak hastalık olarak algılanmamaktadır. Bir başka hastalığın belirtisi olarak gözlemlenmektedir. İç kulak, beyin ve bu ikisi arasındaki sinirlerde ortaya çıkan rahatsızlıklar bu sorunun ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Bazen geçici olarak ortaya çıkmakta bazen de uzun süre etkisini göstermektedir.

Çevresel ve merkezi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Öncelikle çevresel vertigo, bu durumun görüldüğü kişilerin yaklaşık %80’lik kısmında kendini göstermektedir. Genelde iç kulaktan kaynaklanan bir sorundan dolayı ortaya çıkmaktadır. İç kulakta yer alan organlar beyne kişinin pozisyonu ile ilgili bilgiler göndermek ile görevlidir. Buradaki bağlantı sayesinde kişiler ayakta denge sağlayabilmektedir. Eğer bu noktada sorun oluşur ise vertigonun ortaya çıktığı bilinmektedir. Merkezi vertigo ise merkezi sinir sistemi ile alakalı sorunlardan dolayı ortaya çıkmaktadır.

Vertigo Nedir?

Kişinin gördüklerinin döndüğünü hissetmesine neden olan bir sorundur. Genelde bu duruma kusma, bulantı ve denge kaybı gibi durumlar eşlik etmektedir. Baş dönmesi olarak da bilinmektedir fakat her baş dönmesi bu sorundan kaynaklanmamaktadır. Bazı kişilerde ataklar ile belli belirsiz ortaya çıkmaktadır. Ancak bazılarında ise günlük hayatı zorlayacak kadar şiddetli olabilmektedir.

Tanısının konulabilmesi için ilk olarak hastanın durumu tanımlanası gerekmektedir. Ardından altta yatan nedeni bulmaya yönelik çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Bunun için merkezi sinir sistemi ve iç kulak ile alakalı testler gerçekleştirilmektedir.

Vertigo belirtileri arasında ise kişinin kendisinin veya çevresinin döndüğünü hissetmesi yer almaktadır. Bulantı, kusma, anormal göz hareketleri ve terleme gibi durumlar da kendini gösterebilmektedir. Aynı zamanda çınlama ve işitme kaybı da duruma eşlik edebilmektedir. Görme bozukluğu, yürümede zorluk, bilinç değişiklikleri de oluşum gösterebilmektedir. Sorunu ortaya çıkan nedenler, ortaya çıkacak olan belirtilerde de değişim gösterebilmektedir.

Dengenin Sağlanması

Denge sistemi bir merkez ve üç farklı algılayıcı sistemden oluşmuştur. Beyin, gözlerden, iç kulaktaki denge merkezlerinden ve kas, eklem ve tendonlardan sürekli olarak iletilen vücut pozisyonu ile ilgili bilgileri toplayıp işleyen bir merkez görevi görür ve dengenin sağlanmasından sorumludur. Bu üç sistem birbirinden bağımsız olarak çalışır ve hep birlikte vücut dengesinin korunmasında işlev görürler. Gözler çevreden gelen görüntüleri beyine ileterek vücudun çevreye göre pozisyonu hakkında bilgi sağlarken kas, tendon ve eklemlerden gelen sinyaller beyine başın vücuda göre pozisyonu hakkında bilgi iletir.

İç kulak denge sistemi ise dönme şeklindeki hareketleri algılayan yarım daire kanalları ve doğrusal hareketleri algılayan vestibül adı verilen iki farklı bölümden oluşmuştur. İçi sıvı ile dolu olan bu iki bölüme birlikte "labirent" adı verilir. Baş hareket ettiğinde iç kulaktaki sıvı da hareket eder ve bu hareketin şekline ve yönüne göre uyarılan farklı sinir uçları beyine başın hareketini bildiren sinyaller gönderir.

Baş dönmesi-Vertigo Her iki taraftaki labirentlerde yer alan denge organları sürekli olarak birbirlerine tam simetrik sinyaller üretirler. Başın dönmesi ile oluşan sinyaller yarım daire kanallarında, öne arkaya ya da yukarı aşağı yöndeki doğrusal hareketler ise vestibülde uyarı oluşturur. Vestibüldeki denge merkezlerinde yer alan hücrelerin üzerinde yapışık bulunan kalsiyum karbonat kristallerinin yer çekimine bağlı olarak pozisyon değiştirmesi baş hareketinin yön ve şiddetinin algılanmasını sağlar. Bir iç kulaktaki denge merkezi bozuk çalıştığında beyne giden sinyallerdeki simetri bozulur ve bu durum dengenin bozulduğu hissini yaratırken beyinden göz kaslarına giden uyarılar gözlerin istemsiz hareketlerine (nistagmus) neden olur. Gözlerin bu hareketleri ise hastada çevresinin ya da kendisinin döndüğü şeklinde hareket algısı oluşturur.

Hareketleri algılayan bütün merkezlerinden gelen bilgiler, beyincikte oluşan düzeltici refleksler ve beyinde oluşan istemli cevapların birleşimi ile vücut kaslarına dengeyi korumaya yönelik hareketleri yaptıracak sinyaller gönderilir. Beyin, beyincik ve beyin sapında yer alan denge merkezleri iç kulaktan gelen asimetrik sinyallere zamanla adapte olarak bunlardan etkilenmeme özelliğine sahiptir. Bu özellik nedeni ile baş dönmesine neden olan bazı hastalıklarda ya da normal şartlarda dengesizlik yaratabilecek bazı spor faaliyetlerinde uygun egzersizlerle dengesizliğin giderilmesi ya da önlenmesi mümkün olabilmektedir.

Vertigo Nedenleri Nelerdir?

Vertigo Nedenleri Nelerdir? İç sinir sisteminden ve merkezi sinir sisteminden kaynaklanabilmektedir. Ortalama 15 saniye veya birkaç dakika süren ataklar ile kendini göstermektedir. Genelde ileri yaşlarda olan kişilerde ortaya çıkmaktadır. Solunum yolu hastalıkları ve baş bölgesine olan kan akışının azalması bu durumu meydana getirebilmektedir. Aynı zamanda meniere hastalığı nedeniyle de oluşabilmektedir. Meniere hastalığının nedeni tam olarak bilinmemektedir. Fakat kafa travmaları vb. durumlar sonucunda ortaya çıkabilmektedir.

İç kulak iltihaplanması da nedenler arasında yer almaktadır. Grip, kızamık, hepatit, kabakulak ve çocuk felci gibi durumlar burada virüslenmeye yol açabilmektedir. Beyin damarlarının tıkanması ve beyin kanaması, kafa travması gibi durumlar da vertigoya sebep olabilmektedir.

Her hastada farklı nedenlerden dolayı ortaya çıkmaktadır ve nedenin ne olduğuna bağlı olarak hastaya uygulanabilecek olan tedavi yöntemi değişim gösterebilmektedir. Bundan dolayı ilk muayene esnasında detaylı bir inceleme gerçekleştirilmekte ve bazı testler uygulanmaktadır.

Baş Dönmesi Tipleri

Dengenin sağlanmasında rol oynayan merkezlerden herhangi birinde sorun olması baş dönmesi, dengesizlik, sersemlik gibi belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

İç kulak hastalıkları:

  • İç kulak kaynaklı denge bozuklukları iç kulak sıvısının basıncında oluşan değişikliklere ya da doğrudan denge merkezlerinin ve veya denge sinirlerinin etkilenmesine bağlı olarak meydana gelir.
  • İşitme ve denge sinirinin hassas uçları iç kulakta işitme ve denge merkezlerinin aynı sıvıyı (endolenf)içeren farklı kısımlarında sonlanmaktadır. Bu sıvının dolaşımı, basıncı ya da içeriğinde meydana gelen değişiklikler sinir uçlarında uyarı oluşturarak akut, kronik ya da tekrarlayan, beraberinde işitme şikayeti de olan ya da olmayan baş dönmelerine neden olmaktadır.
  • İç kulağın kan dolaşımında bozulma yapan ya da denge sinirini etkileyen diğer problemlerde de benzer şikayetler oluşmaktadır.

Beyin ile ilgili hastalıklar:

  • Beynin denge organlarından kendisine ulaşan sinyalleri yorumlama ve uygun yanıtları oluşturma becerisinin bozulması sonucunda meydana gelir. Birlikte işitme kaybı ve veya çınlama da izlenebilir. Bu problemler ileri yaşa, damar tıkanmaları ya da spazmlarına, alerjik ya da metabolik hastalıklara, iyi ve kötü huylu tümörlere bağlı olarak oluşabilirler.
  • Aşırı stres, panik atak, depresyon, gerginlik gibi durumlarda da benzer şikayetler oluşabilir. Bu tür problemlerde dengesizlik ile birlikte baş ve kulaklarda dolgunluk ve basınç hissi de bulunabilir.

Boyun hastalıkları:

Boyundaki kaslardan beyin sapındaki denge merkezlerine gönderilen ve dengenin sağlanmasında önemli rol oynayan pozisyon bilgisi sinyallerinin bozulması sonucunda dengesizlik oluşabilmektedir. Travmalar, boyun omurlarındaki eklem hastalıkları ya da boyundaki sinirlere bası sonucunda boyun adalelerinde oluşan spazmlar boyundan beyine gönderilen pozisyon sinyallerinde anormalliklere ve sonuçta denge bozukluğuna neden olabilmektedir.

Görme Bozuklukları

Görme kusurları ya da göz kaslarındaki hastalıklara bağlı oluşan istemsiz göz hareketleri nedeni ile gözlerden denge merkezlerine ulaşan bozuk sinyaller diğer denge algılayıcı yapılardan gelen sinyaller ile uyum içinde olmadığında meydana gelen sinyal uyumsuzluğu baş dönmesine neden olmaktadır. Bu sırada sinir sisteminde oluşan diğer uygunsuz uyarılara bağlı olarak terleme, bulantı, kusma gibi şikayetler de meydana gelebilmektedir.

İç Kulak Kaynaklı Baş Dönmelerinde Bulgular

İç kulak fonksiyonlarını ve veya iç kulağın merkezi sinir sistemi ile bağlantılarını etkileyen hastalıklar baş dönmesi, işitme kaybı, kulak çınlaması gibi belirtilere neden olurlar. Bu belirtiler etkilenen fonksiyonlara göre tek başına ya da birlikte görülebilirler. Baş dönmesi, çok şiddetli dönme hissi, dengesizlik ya da sersemlik şeklinde olabilir. Şikayetler sürekli ya da aralıklı olabilir ve genellikle baş hareketleri ile şiddetlenir. Sıklıkla bulantı ve kusma da izlenir ancak iç kulak kaynaklı baş dönmelerinde şuur kaybı oluşmaz. İç kulak fonksiyon bozukluğunun başlıca sebepleri, en sık viral kökenli olmak üzere enfeksiyonlar, kan dolaşımının bozulması, iç kulak sıvılarında basıncın değişmesi, sinir iltihapları, travmalar, ilaçlar ya da tümoral kitlelerdir.

Tanıda en önemli unsurlar ayrıntılı bir hikaye ve muayenedir. Çoğu hastada işitme ve denge testlerinin yapılması gerekir. Bu aşamalar sonrasında tanı konulamayan hastalarda radyolojik değerlendirmeler hormonal ve metabolik hastalıklara ve alerjiye yönelik testler, nörolojik değerlendirme ve testler de gerekebilmektedir.

Bu değerlendirmeler sonucunda öncelikle altta yatan ciddi ya da hayati tehlike oluşturabilecek bir patolojinin olup olmadığı ortaya konulmaktadır. Tüm bu tetkiklerin sonuçları tanıyı takiben uygun tıbbi ya da cerrahi tedavinin seçilmesinde yardımcı olmaktadır.

Kan Dolaşımı İle İlgili Hastalıklar

İç kulak denge organlarını etkileyen damar spazmı, damar tıkanması ya da yırtılma ve kanama şeklindeki dolaşım bozuklukları baş dönmesi, işitme kaybı ve kulak çınlamasına neden olabilir.

Damar spazmına bağlı baş dönmeleri genellikle ani başlar ve tekrarlayıcı karakterlidir. Sinirsel yorgunluk, duygusal stresler, bazı ilaçlar, nikotin ve kafein damar spazmına neden olabilmektedir.

Damar tıkanıklığı yaş ve damar sertliği ile beraber yavaş yavaş oluştuğunda iç kulak yapıları zamanla azalan kan dolaşımına adapte olabilir. Bazen sürekli bir dengesizlik hissi oluşabilmekte, aniden ayağa kalkmak ya da hızlı hareketler şikayetleri artırabilmektedir.

Aniden oluşan tam tıkanıklıklarda şiddetli baş dönmesi genellikle bulantı ve kusma ile birlikte izlenir. Şiddetli şikayetler birkaç günde azalıp birkaç haftada sağlam kulağın fonksiyonları ele alması ile kaybolmaktadır.

Yüksek tansiyon ya da travmaya bağlı oluşan damar yırtılmalarında ani tam tıkanma benzeri bulgular izlenir.

Pozisyonel Baş Dönmesi

Özellikle genç ve orta yaşlarda izlenen baş dönmelerinin en sık nedeni iyi huylu pozisyonel baş dönmesi (Benign Positional Vertigo – BPPV) hastalığıdır.

Bu hastalıkla ilgili bilgiler "Pozisyonel baş dönmesi" başlığı altında verilmiştir.

İleri Yaşa Bağlı Denge Kaybı

Yaşla birlikte oluşan denge problemlerinde en önemli etken iç kulak denge merkezlerini ve denge sinirlerini besleyen kılcal damarlardaki dolaşımın bozulmasıdır. Bu sorun nadir olarak şiddetli şikayete neden olmaktadır. Vestibülde kan dolaşımının azalması, denge organlarındaki hücre fonksiyonlarının bozulmasına bağlı olarak iç kulak kristallerinin dökülmesi sonucunda pozisyonel baş dönmesine neden olabilmektedir. Bu hasta grubunda denge egzersizleri genellikle faydalı olmaktadır. Yaşla birlikte damar reflekslerinin yavaşlaması özellikle yüksek tansiyon nedeni ile tedavi kullanan hastalarda yataktan ani kalkışlarda denge kaybına neden olabilmektedir.

Enfeksiyonlar

İç kulağı etkileyen enfeksiyonlarda erken dönemde hafif bulgular olsa da hassas denge bölgelerini etkilediğinde şiddetli dönme ve bulantı kusma gibi belirtiler ortaya çıkar.

Tedavide enfeksiyon kaynağı hızla giderilmelidir. İşitme kaybı ve enfeksiyonun kafa içine yayılması gibi riskler de olduğundan tıbbi tedaviye hızla cevap alınamayan durumlarda cerrahi tedavi seçenekleri de gündeme gelmektedir.

Vestibüler Nörit

Viral enfeksiyonların denge sinirini ya da beyin sapındaki denge merkezlerini etkilemesi sonucunda haftalar sürebilen şiddetli baş dönmeleri meydana gelebilmektedir. Bu hastalarda klinik bulgular geçtikten sonra denge testlerinin düzelmesi aylar sürebilmektedir. Genellikle sekel kalmadan iyileşen bu hastalık nadiren tekrar oluşmaktadır.

Tedavide erken dönemde şiddetli şikayetlerin giderilmesine yönelik uygulanan tıbbi tedaviyi takiben destekleyici tedavi ve adaptasyon egzersizleri yapılmaktadır.

Metabolik Hastalıklar Ve Alerji

Bu grupta baş dönmesi ile birlikte işitme kaybı ve kulak çınlaması da izlenebilir. En sık nedenler tiroid bezi hastalıkları, şeker metabolizması bozuklukları, yiyecek ve solunum alerjileridir.

Tedavide etken olan hastalığa yönelik tedavi uygulamaları yapılır.

Travma

Kafaya gelen darbeler sonucunda iç kulak denge merkezinin ya da iç kulak kan dolaşımının etkilenmesine bağlı olarak meydana gelir. Birlikte çınlama ve veya işitme kaybı oluşabilir.

Tedavide şikayetleri gidermeye yönelik yatıştırıcılar ve iç kulak kan dolaşımını artıran ilaçlar kullanılır. Genellikle yavaş ta olsa zamanla düzelen bir fonksiyon bozukluğudur.

Otoimmun İç Kulak Hastalığı

Vücut savunma sisteminin (immün sistem) hastalığı sonucunda iç kulağın hasar görmesidir. Baş dönmesi işitme kaybı ve çınlama ile birlikte olabilir.

Tanı kan testleri ile konur.

Tedavide steroidler ve immün sistemi baskılayan ilaçlar kullanılmaktadır. Son yıllarda düşük enerjili lazer tedavisi (Low level laser therapy – LLLT) iç kulaktaki hasarın düzelmesinde etkili olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Tümörler

Denge bozukluğuna neden olan en sık tümoral patoloji denge sinirinden köken alan iyi huylu bir tümör olan nörinomdur. Dengesizlikle birlikte çınlama ve işitme kaybı da genellikle izlenmektedir.

Tedavide tümörün yeri, boyutu, büyüme hızı ve hastanın yaşı, genel sağlık durumu, işitme durumu gibi faktörlere göre sadece izlem, radyoterapi (gamaknife, cyberknife) ya da cerrahi seçenekleri arasında karar verilmektedir.

Büyüyen tümör zamanla yakın komşulukta bulunan ve hayati önemi olan beyin sapına bası yapabildiğinden en iyi sonuçlar erken teşhis ve cerrahi ile alınmaktadır.

Meniere Hastalığı

Tekrarlayan baş dönmesi ataklarının en sık nedenlerinden birisi olan Meniere Hastalığı iç kulak sıvısının (endolenf) basıncının artması sonucunda oluşmaktadır.

İç kulağı dolduran sıvılar sürekli olarak bir yandan üretilirken diğer taraftan geri emilmekte ve bir sıvı dolaşımı oluşmaktadır. Bu sistemde meydana gelen problemler üretimin artması ya da geri emilimin azalmasına neden olduğunda sıvı basıncının artması tipik bulguların ortaya çıkması ile sonuçlanmaktadır.

Hastalığın nedeni tam olarak bilinmemekle beraber genetik yatkınlık söz konusu olabilmekte, tipik ataklar metabolik, dolaşımsal, alerjik, otoimmun, toksik ya da emosyonel etkiler sonucunda ortaya çıkabilmektedir. Genellikle tek kulağı etkileyen Meniere Hastalığı, düzensiz aralıklarla tekrarlayan, dakikalar ile saatler arasında sürebilen baş dönmesi atakları ile karakterizedir. Ataklar sırasında genellikle alçak frekansları (pes sesleri) tutan işitme kaybı, kulak çınlaması ve etkilenen kulakta dolgunluk ve basınç hissi de oluşmaktadır.

Vertigo Tedavisi

Vertigo tedavisi, altta yatan hastalığın ne olduğuna bağlı olarak değişim göstermektedir. Eğer hastada orta kulak iltihabı var ise antibiyotik kullanımı önerilmektedir. Bunun yanı sıra iyileşme göstermeyen bir enfeksiyon bulunuyorsa cerrahi yöntemlere başvurulabilmektedir. Meniere hastalığından dolayı kaynaklanıyor ise hastaların tuzsuz bir diyet uygulaması gerekmekte ve idrar söktürücü ilaçlar kullanması önerilmektedir. Bazı hastalara ise fizik tedavi yöntemi uygulanabilmektedir. Ayrıca bu hastaların aşırı kafein tüketiminden kaçınmaları önerilmektedir.

Vertigo oldukça farklı nedenlerden dolayı kaynaklanabildiğinden ilk olarak kişinin detaylı bir şekilde muayene edilmesi ve muayene sonucunda durumun net olarak ne olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Böylelikle daha doğru bir tedavi uygulanabilmekte ve hastanın baş dönmelerinin hafifletilmesi veya giderilmesi sağlanabilmektedir.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

otoskleroz-orta-kulak-kireclenmesi

Orta kulak kireçlenmesi olarak ta bilinen otoskleroz hastalığı işitme kaybının sık görülen nedenlerinden birisidir. Genetik geçişli bir hastalık olan otoskleroz birkaç kuşak atlayarak ta ortaya çıkabilir.   İçindekiler Otoskleroza Bağlı İşitme Kaybı Otoskleroz Tedavisi …Devamını oku...

stapedektomi-orta-kulak-kireclenmesi-ameliyati

"Stapedektomi" ameliyatı ile otoskleroz hastalığı nedeni ile hareketi kısıtlanan üzengi (stapes) kemiği çıkartılarak yerine ses dalgalarını iç kulağa iletecek bir protez konulmaktadır. Lokal ya da genel anestezi altında yapılabilen bu ameliyat ile %90-95 oranında son derece başarılı sonuçlar alınmak…Devamını oku...